Reelde ise işler bazen keyifli bazen yorucu. Özellikle dönem başında aldığımız Çelik Yapılar ve Betonarme projeleri vaktimin çoğunu rehin alıyor. Öyle ki hesap yap, hatalı çıksın bi daha yap, kontrol et-ettir, başka projelerle kıyasla-fikir edin, bütün projeyi temize çek vs. derken zaman hızla akıp gidiyor. Ama bu projelerle uğraşmak, özellikle sonuçların hatalı çıkıp başa dönmen gerektiği kısmı es geçtiğin zaman çok keyifli oluyor ve bu ilerledikçe bu işi yalnızca kendi çabanla yaptığın için hafiften insan içinde bi gurur oluşuyor, bunu ben yapabildim diyorsun. Tabii bunu da abartmamak lazım, altıüstü örnek bir projeyi farklı sayılarla düzenliyorsun ama yinede benim için küçük bir adım sayılmaz. :)

Gelelim postun başlığına. Bundan yaklaşık 7 sene önce Zihni Sinir Üniwwwersitesi adında sanal bir üniversiteye kaydolmuştum. Hatta oradaki ilk kullanıcı adımda “proce_adamı” idi. Çeşitli yarışmalara katılıp ödüller aldıktan sonra, sanal üniversitenin rektörü Porof. Zihni Sinir (İrfan Sayar) bana bir fakültede bölüm başkanlığı bile vermişti. Bölüm öğrencilerime sınavlar, ödevler ve proceler veriyordum felan, çok fantastik bi dünyaydı. Tabii bu sistem yalnızca 2 yıl kullanıldıktan sonra o dönemler yonja, hi5 tarzı websitelerinin iyice yaygınlaşmasıyla kullanıcıların birçoğu siteye uğramaz olmuşlardı. İrfan ağabeyde sistemi kapatıp geliştirmek istemişti ama sanırsam buna ne vakti oldu, ne de maddi kaynağı, öyle kaldı. Aradan geçen yıllar sonra girip baktığımda eski sistemi tekrar kullanıcılara açmış ama koca sanal üniwwwersiteye gelen ziyaretçi sayısı benim blogu bile geçemiyor. İşte tam bu noktada görüyoruz, reklam yapmanın karşılığının ne olduğunu.
Son olarak projeler dışında evde geçirdiğim vaktimi dizi seyretmeye ve kitap okumaya harcıyorum. Şu aralar çok sevdiğim bir yazarın kitaplarını koleksiyon yapmaya başladım. Onunla ilgili yazıyıda vizelerden başlamadan yazmayı düşünüyorum, en azından şu an okumakta olduğum kitabını bitirdikten sonra. :)
]]>
Youtube büyük nimet, içinde neredeyse bulamayacağınız şey yok. Komik, öğretici, dizi, film aklınıza gelebilecek herşeyin videosu var. Bunların arasında piyasadaki şarkıların bir çoğu mevcut. Görsel olarak sadece bir kaç resimden ibaret olan bu videolar tüm parçayı dinlemenizi sağlıyor. Ses kalitesi de, eğer profesyonel bir müzik editörü değilseniz yeterince tatmin edici. Bunu farkeden DVDVideoSoft ismindeki yazılım geliştirici firma Free Youtube to MP3 Converter programıyla, youtube daki istediğiniz videonun linkini yazarak .mp3 formatında indirmenizi sağlıyor. Yani izlediğiniz şeyin görsel kısmını almayıp sadece sesini alarak mp3′e çevirip bilgisayarınıza indiriyor. Fakat gel gelelim ülkemizde youtube a girme sorunsalı var. Bununda çözümü oldukça basit. Makat, yani mahkeme kararı temizleyici ismindeki bu programla okullar, işyerleri ve hükümetler gibi yüce kurumlar tarafından sansür uygulanan sitelere tıpkı eskisi gibi erişmenizi sağlıyor. Youtube’a girme sorununu da bu şekilde hallettikten sonra programın kullanım aşamasına geçelim.
Youtube da indireceğimiz parçanın linkini kopyalayalım. İndirip & yüklediğimiz Free Youtube to MP3 Converter programını açalım ve “Paste” butonuna tıklayarak yapıştıralım. Bu şekilde dilediğiniz miktarda linki kopyalayıp yapıştırdıktan sonra “Browse” a tıklayıp indireceğimiz yeri seçelim. Dilerseniz “Output Name” de tıklayarak indirdiğiniz şeyin isminide ayarlayabilirsiniz. Bu işlemlerden sonra son olarak “Download” butonuna tıklayarak indirmeye başlayın. Daha sonra doya doya şarkınızı dinleyebilirsiniz (: Keyifli downloadlar..
]]>