Plan~program dünyasında yaşıyoruz. Sabah kalktığında yaptığın ilk şey hep aynı, alarmı susturmak. Evden çıktığında yaptığın şey yine aynı, işine~okuluna gitmek. Akşam olduğunda farklı olan birşey yok, yada kafanı yastığına koyduğunda. Hep bir sistem var onu takip ediyorsun, ona göre hayatın şekilleniyor, yaptığın şeyler, alacağın kararlar hep bu doğrultuda, işleyişi bozmama yönünde. Rutinliğin kimyasını bozmamak için herşey. Hep iş çıkışı, okul çıkışı, yarın o var felanlar, şu toplantı, şu sunum, şu sınav vs. Kaybedilen ise tepilen bir çok fırsat, belki de kaçan bi kaç mükemmel anı..

doğaçlama

Peki sadece rutinlik hayatının sadece bu alanında mı? Ne yazıkki hayır. Çok şey var. Üzerinde durmak istediğim şey, bir konuşmaya hazırlanılması. Mesela bir sunum, bir insan ilişkisi~münasebet. En akla gelen örnek, bir randevu. Karşıda sana ırak bi beden, ve onun kelimelerini kestiremediğin bir beyin. Ne konuşucam, ne anlatıcam, nasıl olucak? Kafanda bütün olasılıkları yaratırsın, şunu derim, şunu der, ben de şunu derim, o ona şöyle derse şöyle derim böyle derse böyle vs. Bunu yaptığın anda o randevunun hiç bir getirisi yok, kayde değer anı yok, başarısı yok. Çünkü gerçek değildir konuşmaların, ihtimallerdir sadece. İhtimaller üzerine hazırladığın senaryoyu yansıtırsın o an ve karşısında ki insan bunu anlarsa o masadan kalkar, bedenen kalkmasa bile ruhu gitmiştir artık ve muhtemelen son konuşmandır onunla. Ya doğru olan nedir doğru olan? Cevap doğaçlama. Akışına bırak, verdiği her şeye bi yanıtın olucak fakat bunu tasarlayarak beynini önceden yorarak değil o an düşünerek ve hissederek yapıcaksın. Önce dinleyeceksin, o anlatıcak sen dinleyeceksin. O anlatmaya başladığında ilk cümlesinden son cümlesine kadar dikkatle dinleyeceksin. Her cümlesinin sonunda yanıtın olucak, belki bu yanıt son cümlesine kadar aynı olucak fakat sonunda öyle bir şey diyecek ki sana afallayıp kalıcaksın. İşte o zaman zamanın değerini görüceksin, sabrının karşılığını alıp doğru şeyi söyleyeceksin. Lakin beklemeden yanıt verseydin hatadan başka birşey yapmayacaktın, çünkü ertesi cümlesinde hep bilmediğin birşey söyliyecekti sana..

Doğaçlamanın asıl faydası ne peki onu da söyliyelim. İkna edicidir doğaçlama, yalan söylediğini bi an bile düşünmez karşındaki zihniyet. Çünkü başaramazsın doğaçlamada yalan söylemeyi, az düşünme fırsatın olur, ani tepki vermen gerekir, eğer yanıt için fazla vakit kaybedersen faka bastın demektir ve bir daha toparlayamazsın. Artık karşı taraf seni deşifre etmiştir ve bir kulağından girmiştir öbüründen çıkmıştır.

*hayatta tanıdığım en iyi sahtekarın notlarından bir tutam..