Yanlış Adama Sataşıyorsun

jose mourinho

Geçtiğimiz hafta oynanan Inter – Roma maçı, Inter’ın 3-1 geriden gelip maçı 3-3 berabere bitirmesi ile sona erdi. Maçta Zlatan oynamadı yerine José’nin favorilerinden Balotelli diye Drogba vari bi eleman oynadı. Güzel de oynadı 2 gol attı, bi tanesi penaltıdan. Ve o penaltı maç hakkında en çok konuşulan konu oldu. Lakin Roma’lılar ve ligdeki rakipleri Juve’liler penaltıda Balotelli’nin kendisini yere attığını savunarak, Mourinho’ya bir çok göndermede bulundular. Tabii Jose armut toplayacak türden adam değil, gene yapıştırıyor. İşte bu savunmalara itafen söyledikleri;

“Entelektüel dürüstlüğü severim ama entelektüel fahişelikten hoşlanmam. Son günlerde ciddi anlamda entelektüel bir yönlendirme vardı. Son iki gündür benim takımımda olmasını isteyeceğim birçok oyuncuya sahip Roma’nın sezonu sıfır kupayla kapatacağını konuşmadık. Yine sezonu sıfır kupayla kapatacak Milan’dan bahsetmedik. Ya da bu sezon hakem hatalarından çok fazla puan kazanan Juventus’tan konuşmadık.”

Bir Gün Elbet

canon 350d lover

Fotoğraf çekmeyi ve çektirmeyi seviyorum. Ama artık eski amatörce çekilen düz-basit renksiz büyüleciliği olmayan fotoğraflar görmek ve çekmek sarmıyor, vermiyor zevk. Uzunca bir müddettir bir hayalim var. Değeri 999 TL yi bulan Canon EOS 350D modelini almayı planlıyorum ama maddi şartlar şu an uygun değil. Abimin evleniyor olması önüme bir kaç engel koydu ama hayalimden pes etmeyeceğim. Alacağım onu. Beklesin beni rafında =)

İspanyolca

ispanyolca

İngilizce yazmayı, yazabilmeyi, konuşmayı doğrusu konuşabilmeyi seviyorum. Çünkü kelimeler türkçeden daha farklı, şöyle yazıyorsun ama böyle okuyorsun. Sanki daha bir egzantirik, daha bir karizmatik duruyor ve ağzından çıkarken, kulaklarınla dinlerken bi hoş oluyor. İngilizce ile ilgili bir takım planlarım var bu konuda ciddi atılımlarım olucak, word and travel, şansım tutarsa erasmus felan, bakalım.
Ama hayalimde ki dil İspanyolca. İşte yukarıda ingilizce için saydığım şeyler İspanyolca’da adeta tavan yapıyor. Hani şöyle bi kanı vardır ya, fransız aksanıyla konuşan erkekler her zaman diğerlerine göre bi adım öndedir. Yalan arkadaşım yok öyle birşey. Varsa bile dünyanın bence dinlenesi ve konuşulası en güzel dillerinden biri olan İspanyolcayı keşfetmemişlerdir henüz.
İspanyolca ile alakam tahmin edersiniz ki uydu tv li dönemlerde başladı. Tabii ki bir Barcelona maçı, ve coştukça coşan bir spiker. Orada komik ve eğlenceli bir dil olduğunu anlamıştım ama sadece bu değil. Daha bir çok oturum dinledim, haa anladım mı hayır =) Ama güzeldi. Okul bitince İspanyolca öğrenmek istiyorum ve hayatımı Barcelona’da sürdürmeyi düşlüyorum. Var mı bana katılan ? ;)

Sigarayı Neden İçerim

duman aşkı

Sigara sağlığa zararlı bi madde, hepimiz biliyoruz. Ama yinede içiyoruz. Neden acaba, istesek bırakamazmıyız, insan iradesi bu kadar zayıf mı, bence değil. İnsanlar neden sigarayı bırakamaz anlamıyorum, gerçi benim hiç böyle bir girişimim olmadı ama istesem çok rahatlıkla bırakabilirim. Ama bir de madalyanon diğer yönü var ki, ben onu bırakmayı düşünmüyorum ve istemiyorum. Çünkü onu seviyorum..
Aslında onu değil, dumanını seviyorum. O ki bir dansçı, adeta havadaki pistte dans ediyor, figüler atıyor. O ki herkesçe nefret edilen, mide bulandıran bir kokusu banada adeta parfüm =P
Özetle sigarayı içiş sebebim duman. O yüzden nargileyi de pek bi severim. Ama o biraz kafa yapıyor bende =)
Yani olayım sigara tirkayisi değil, duman tiryakiliği. Hatta şöyle bir iddiam bile vardır. Lise 1′den beri 7 senedir -aramızda kalsın- sigara içerim ama 6 ay boyunca adam gibi sigara içmiş bir insanın ciğerinden daha temiz bir ciğerim vardır. Sebebi ise çok net, o çok daha derinden çekiyordur, ben pek oralı olmuyorum. Duman için kasmaya gerek yok, sigaradan zevk almak yeter bana =)

Sınır Sizsiniz

sınır sizsiniz

kelimeler kifayetsiz..

Sayfa 17/18« İlk...101415161718