Aksiyonu severim. Hayatın her alanında. Bu sebeple hep uçuk fikirlerim ve denemelerim olmuştur. Ama birçoğunu koşulsuzluklar nedeniyle gerçekleştirememişimdir. Mesela bungee jumping, rafting, yamaç paraşutu bunlardan sadece bir kaçı. Ama yinede yaptığım bir kaç aktivite var, fiyatı daha az tuzlu olanlardan. Bunlardan biri de paintball. Peki nedir bu paintball? Adettendir bahsedelim.

İki ekibin birbiriyle bir saha üzerinde genellikle sancak -bayrak, flama- savaşı yaparak birbirini alt etme üzerine kurulu, mermiler yerine boyaların olduğu, silahlı bir gerçek savaş oyunudur. Sahaya iki takım girer, her takımın kalesinde -başlangıç noktası- farklı renklerde flamalar bulunur. Amaç flamayı vurulmadan korumak ve aynı zamanda diğer takımın flamasını vurulmadan ele geçirmektir. Oyun sırasında vurulan oyuncular ceza bölgesine giderler ve 1 dk. sonra baş hakemin komutuyla tekrar başlangıç noktasından oyuna dahil olurlar. Böylelikle oyun süreklilik kazanmış olur ve oyuncular duraksamadan paintball oynamaya devam ederler. Tabi flamayı kaptırana veya kapana kadar. 1 saatlik oyun süresinde yaklaşık 3 – 4 set oynanılabilir. En az 3′er, 4′er veya 5′erli iki takım halinde oynanılır.

paintball

Dün ile beraber 3. kez oynadığım paintballu ilk kez lise yıllarının son demlerinde oynamıştım. O oyun ilk olduğu için biraz amatör kaçmıştım, neyin ne olduğunu öğrendiğim bir oyun olmuştu. Daha sonra oynadıklarıma nazaran vasattım ama headshot da yapabilmiştim yani. Rakibin maskesini yeşile sermiştim :) İkinci oynayışım ise enteresandır DGS’yi kazandığım gün oynanmıştı. Yani 08.08.08. Dosam da oynadığımız bu maç kesinlikle ilk oynadığım oyundan daha profesyonelceydi. Ekipmanlar oldukça kaliteliydi ve bu sefer rakip dişliydi. Lakin bizden 7-8 yaşça büyük abiler ve tamamı askere gitmiş, bu kozlarıyla kapışma öncesi gözümüzü korkutuyorlardı. Sahaya çıkınca işler değişti tabi. 1-0 dan 2-1 yaparak maçı kazandık.

O günden tam 1 yıl 1 ay sonra ise -yani dün- aynı ekiple rövanş karşılaşmasına çıktık. Fakat bu sefer saha, ilk gittiğim yerin yenilenmiş -sadece sahanın yeri değiştirilmiş- haliydi. Ekipmanlar geçen sene gittiğimiz yere nazaran oldukça zayıf, fakat fiyatı daha cuzi idi. Bu sefer onlar kazandılar, ama flama üsülünden değil puan üsülünden faydalanarak. Lakin oyunun sistemi çok enteresan ve sinir bozucuydu. Oyunda biri vurulunca sürekli ateşkes ilan ediliyordu. Elini kaldırıp kenara çekilmesi yetmiyordu, hakem sürekli oyunu durduruyordu ve vurulduktan hemen sonra oyuna girip bir mevzi geriye gitmesi rakip takımın sancağını almasını imkansız hale getiriyordu. Hakem de kendi mantığında, rakip takımdan birini vurma dahilinde her ekibin hanesine 1 puan yazıyor, ya da hatalı hareket ve ceza durumunda -misal ateşkes zamanı ateş ettiginde- ekibe -1 puan yazıyordu. Bu oyun akışında, 3 set halinde oynanan maçı son sette 2-1 kaybettik. Genel oyuna bakınca 5 puan geride kalıyorduk. Eh bu durumda bize de rakibi tebrik etmek düştü. Öte yandan maç sonunda ilk kez bir yerlerimde hasar oluştu. Daha önceki iki oyunumda birşey olmamıştı. Bunun sebebi ise dün rakiplerden birinin 1,5 metreden ateş etmesi, akabinde morarması ve bir de giysilerin zayıflığından ötürü sürtünürken dizimin hafif kanaması. Artık seneye görüşmek üzere. :)