Proce Adamı
Yine olmuş baya.. Son posttan bu yana 1 aydan fazlaca geçmiş yine. Ama bunların olacağını önceden kestiriyordum zaten, internette daha az vakit geçiriyorum çünkü. Evet ben bile şu konuma geldiğime şaşırıyorum, ama iyi oldu böylede. Sanal ortamda yaptığım şeylerin sayısı hızlıca azalırken, reelde daha etkin rol almaya başlıyorum. Bi nevi eskiye yol alıyorum. Misal forumlarda daha az vakit geçiriyorum, facebookta da öyle, daha az RSS okuyorum artık, anca aklıma geldiğimde felan. Bir tek twitter ile ilgileniyorum, onun sade ve basit dünyası hoşuma gidiyor, oraya yazıyorum an an. {twitter sayfama gitmek için sağ üstteki ‘mavi kuş’ (twit) ikonuna tıklayın.}
Reelde ise işler bazen keyifli bazen yorucu. Özellikle dönem başında aldığımız Çelik Yapılar ve Betonarme projeleri vaktimin çoğunu rehin alıyor. Öyle ki hesap yap, hatalı çıksın bi daha yap, kontrol et-ettir, başka projelerle kıyasla-fikir edin, bütün projeyi temize çek vs. derken zaman hızla akıp gidiyor. Ama bu projelerle uğraşmak, özellikle sonuçların hatalı çıkıp başa dönmen gerektiği kısmı es geçtiğin zaman çok keyifli oluyor ve bu ilerledikçe bu işi yalnızca kendi çabanla yaptığın için hafiften insan içinde bi gurur oluşuyor, bunu ben yapabildim diyorsun. Tabii bunu da abartmamak lazım, altıüstü örnek bir projeyi farklı sayılarla düzenliyorsun ama yinede benim için küçük bir adım sayılmaz. :)

Gelelim postun başlığına. Bundan yaklaşık 7 sene önce Zihni Sinir Üniwwwersitesi adında sanal bir üniversiteye kaydolmuştum. Hatta oradaki ilk kullanıcı adımda “proce_adamı” idi. Çeşitli yarışmalara katılıp ödüller aldıktan sonra, sanal üniversitenin rektörü Porof. Zihni Sinir (İrfan Sayar) bana bir fakültede bölüm başkanlığı bile vermişti. Bölüm öğrencilerime sınavlar, ödevler ve proceler veriyordum felan, çok fantastik bi dünyaydı. Tabii bu sistem yalnızca 2 yıl kullanıldıktan sonra o dönemler yonja, hi5 tarzı websitelerinin iyice yaygınlaşmasıyla kullanıcıların birçoğu siteye uğramaz olmuşlardı. İrfan ağabeyde sistemi kapatıp geliştirmek istemişti ama sanırsam buna ne vakti oldu, ne de maddi kaynağı, öyle kaldı. Aradan geçen yıllar sonra girip baktığımda eski sistemi tekrar kullanıcılara açmış ama koca sanal üniwwwersiteye gelen ziyaretçi sayısı benim blogu bile geçemiyor. İşte tam bu noktada görüyoruz, reklam yapmanın karşılığının ne olduğunu.
Son olarak projeler dışında evde geçirdiğim vaktimi dizi seyretmeye ve kitap okumaya harcıyorum. Şu aralar çok sevdiğim bir yazarın kitaplarını koleksiyon yapmaya başladım. Onunla ilgili yazıyıda vizelerden başlamadan yazmayı düşünüyorum, en azından şu an okumakta olduğum kitabını bitirdikten sonra. :)
(2) Yorum | 14 Nis 10 ≈ 00:14 |
Kategori: Hayattan Kesitler, İnternet
Etiketler: betonarme, çelik yapılar, proje, twitter, zihni sinir



Kardeşim haklısın projeler bir süre sonra hangarya oluyor ama ne yaparsın öğrencilik hammallık bir nevi ama yinede meslekle ilgili bir şeyler öğrenmek tatmin duygusu yaratıyor bunca yıldır yatıp geçirdiğimiz vakitlerin sonunda faydalı işlere dönüşmesiyani nitelik oluşturması çok iyi sana başarılar diliyorum yazılarının devamını diliyorum.
Eyvallah kardeşim :)