
İngilizce yazmayı, yazabilmeyi, konuşmayı doğrusu konuşabilmeyi seviyorum. Çünkü kelimeler türkçeden daha farklı, şöyle yazıyorsun ama böyle okuyorsun. Sanki daha bir egzantirik, daha bir karizmatik duruyor ve ağzından çıkarken, kulaklarınla dinlerken bi hoş oluyor. İngilizce ile ilgili bir takım planlarım var bu konuda ciddi atılımlarım olucak, word and travel, şansım tutarsa erasmus felan, bakalım.
Ama hayalimde ki dil İspanyolca. İşte yukarıda ingilizce için saydığım şeyler İspanyolca’da adeta tavan yapıyor. Hani şöyle bi kanı vardır ya, fransız aksanıyla konuşan erkekler her zaman diğerlerine göre bi adım öndedir. Yalan arkadaşım yok öyle birşey. Varsa bile dünyanın bence dinlenesi ve konuşulası en güzel dillerinden biri olan İspanyolcayı keşfetmemişlerdir henüz.
İspanyolca ile alakam tahmin edersiniz ki uydu tv li dönemlerde başladı. Tabii ki bir Barcelona maçı, ve coştukça coşan bir spiker. Orada komik ve eğlenceli bir dil olduğunu anlamıştım ama sadece bu değil. Daha bir çok oturum dinledim, haa anladım mı hayır =) Ama güzeldi. Okul bitince İspanyolca öğrenmek istiyorum ve hayatımı Barcelona’da sürdürmeyi düşlüyorum. Var mı bana katılan ? ;)